Enfeksiyon Uzmanı Dr. Nevin Sarıgüzel Kırım Kongo Kanamalı Ateşi ile ilgili merak edilenleri cevaplıyor.

 

Kırım Kongo Kanamalı Ateş (KKKA)                                                                           

 

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, Bunyaviridae ailesinden Nairovirus’un neden olduğu kanamalara yol açan ateşle seyreden bir enfeksiyon hastalığıdır. Birincil olarak hayvan hastalığı olmasına rağmen, insanlarda da tek tek ve salgınlar şeklinde hastalık oluşturabilmektedir. KKKA, insanlarda yüksek oranda ölümcül olan ağır bir hastalıktır.

 

Hastalığın Bulunduğu yerler:

Hastalık ilk kez 1944 yılında Kırım’da tanımlandı ve “Kırım Kanamalı Ateş” adı verildi. Kongo’da 1956’da tespit edilen hastalıktan sorumlu olan etkenle, “Kırım Kanamalı Ateş”e neden olan etkenin aynı olduğu 1969’da fark edildi ve bu, hastalığın güncel adına neden oldu. Hastalık Avrupa, Asya ve Afrika’da birçok ülkede bulunmaktadır; Doğu Avrupa (eski Sovyet Birliği’nde bulunan ülkeler), Akdeniz, Kuzeybatı Çin, Orta Asya, Güney Avrupa, Ortadoğu, Hindistan ve Afrika. 2001 süresince Kosova, Arnavutluk, İran, Pakistan ve Güney Afrika’da vakalar veya salgınlar kaydedildi. Ülkemizde 2002 yılında kırsal kesimde yaşayan vatandaşlarımızda görülmeye başlandı, Ağustos 2003’te adı konuldu.

 

Hastalığın Bulaşması:

Ixodid (sert) keneler (özellikle Hyalomma genusuna ait olanlar), KKKA virüsü için hem depo hem de taşıyıcıdır. Çeşitli yabani ve evcil hayvanlar örneğin sığır, keçi, koyun ve tavşan virüs için konak görevi görmektedir. İnsanlara enfekte hayvanın kanına temas ile veya kenelerle bulaşmaktadır. Enfekte insandan başka insana virüs taşıyan kan veya vücut sıvılarına temas ile de bulaşmaktadır. Hastanelerde tıbbi ekipmanların uygunsuz sterilizasyonu, enjeksiyon iğnelerinin tekrar kullanımı ve tıbbi alet ve ekipmanlara bulaşması sebebiyle de KKKA’in belgelendirilen yayılımı oluştu.

 

Hastalığın belirtileri:

Hastalığın kuluçka süresi virüsün kazanılma şekline bağlı olarak değişir. Kene ısırması yoluyla oluşan infeksiyonun kuluçka süresi genellikle 1–3 gün, azami 9 gündür. Enfekte kan veya dokuya teması takiben kazanılan enfeksiyonun kuluçka süresi ise 5–6 gün, azami 13 gündür.

 

KKKA’in başlangıcı anidir; baş ağrısı, yüksek ateş, kas ağrıları, baş dönmesi, boyun ağrısı, sırt ağrısı, eklem ağrısı, mide ağrısı ve kusma, göz ağrısı ve fotofobi (ışığa duyarlılık) başlangıç belirtileridir. Göz aklarının ve yüzün kızarması, boğaz ağrısı ve damakta peteşi (kırmızı lekeler) de sıklıkla gözlenir. Sarılık oluşabilir ve ağır vakalarda davranış değişiklikleri ve his algılama değişiklikleriyle karşılaşmak da mümkündür. Hastalık ilerledikçe, büyük ekimoz (ciltte morarma) alanları, diş eti kanaması, hematüri (idrarda kan), melena (dışkı renginin siyaha dönmesi, üst gastrointestinal sistemden kanamanın belirtisi), şiddetli burun kanamaları ve enjeksiyon bölgesinde kanama görülür; bu durum, hastalığın dördüncü gününde başlar ve yaklaşık 2 hafta devam eder. KKKA’te ölüm oranı yaklaşık % 30’dur, bu oran % 9–50 arasında değişmekte; ölüm, hastalığın ikinci haftasında görülmektedir. İyileşen hastalarda, iyileşme hastalığın başlangıcından sonraki 9. ve 10. günde başlar. İyileşme yavaştır.

Hastalığın Tedavisi:

KKKA’in tedavisi birincil olarak destekleyici tedavidir. Sıvı dengesini ve elektrolit anormalliklerini düzeltme, oksijen desteği, hemodinamik destek ve ikincil enfeksiyonların tedavisi şeklindedir. Virüs antiviral ilaç ribavirine deneysel olarak duyarlıdır. 

 

Hastalıktan Korunma:

Hastalığın görüldüğü bölgelerde çiftlik hayvanı veya diğer hayvanlarla çalışan, kesimhane çalışanları ve sağlık çalışanları risk altındadır. Bu bölgelere seyahat eden çiftlik hayvanı ve böceklerle temas eden kişiler de bu riske maruz kalabilir. 

 

Hayvanlarla çalışan kişiler pratik koruyucu tedbir almalıdır. Deriye DEET içeren ve elbiselere permethrin içeren püskürtücü kullanılmalı, enfekte doku veya kanla deri temasını engelleyecek eldiven ve diğer koruyucu elbise giyilmelidir. Sağlık bakım çalışanlarının uygun enfeksiyon kontrol tedbirlerini alması koruyuculuk açısından önemlidir.

KKKA’e karşı inaktive, fare beyninden elde edilen aşı geliştirildi ve Doğu Avrupa’da küçük bir alanda kullanıldı. Bununla birlikte, insanlarda yaygın olarak kullanımı için güvenli ve etkin bir aşı henüz mevcut değildir.

Kene vektörleri çeşitli ve yaygın olduğundan, akaricidlerle kene kontrolü çiftlik hayvanı üretimi yapılan tesisler için gerçekçi bir seçenektir.

 

Gelecekte;

Ribavirin ve diğer antiviral ilaçlarla özgül tedavinin etkinliğini tayin etmek için ilave araştırma ve insan kullanımı için güvenli ve etkin aşı geliştirilmesi gereklidir.

 

Kaynaklar:

WHO/Crimean-Congo haemorrhagic fever website

CDC/ Crimean-Congo haemorrhagic fever website

 

Habitat için Gençlik Derneği,

genç liderler yetiştiriyor

 

 

Habitat için Gençlik Derneği, “Genç Liderler Akademisi” projesiyle bir ilke daha imza atıyor. İstanbul’da kurulacak akademiyle uluslararası gençlik politikalarının geliştirilmesine ve uygulanmasına katkı sağlanması hedefleniyor. Genç Liderler Akademisi kapsamında gençlere girişimcilik, iletişim, proje yönetimi, insan hakları ve kültürlerarası öğrenim gibi konularda eğitim verilecek. Genç Liderler Akademisi’nin bir sonraki adımda Budapeşte ve Strazburg’da bulunan Avrupa Konseyi Gençlik Merkezleri’nin gençlik çalışmalarını Türkiye ve çevresinde yaygınlaştırması hedefleniyor. Genç Liderler Akademisi’nin bir önceki adımı olan ve yine Habitat için Gençlik Derneği öncülüğünde hayata geçirilen Habitat Bilişim Akademileri ise farklı illerdeki gençlere bilgisayar eğitimleri vermeye devam ediyor.

 

 

Habitat için Gençlik Derneği, İstanbul Valiliği ve Birleşmiş Milletler (BM) Kalkınma Programı gençlerin kapasitelerini geliştirmek için Genç Liderler Akademisi projesini hayata geçiriyor. İstanbul’da kurulması planlanan Genç Liderler Akademisi’yle uluslararası gençlik politikalarının geliştirilmesine ve uygulanmasına katkı sağlanması planlanıyor. Genç Liderler Akademisi kapsamında gençlere girişimcilik, iletişim, proje yönetimi, kültürlerarası öğrenim, iyi yönetişim, insan hakları ve cinsiyet eşitliği gibi konularda eğitimler verilecek. Elde edilecek birikimin gençlik politikaları üretilmesinde kaynak oluşturması ve böylece gençlerin gelecekte karar alma mekanizmalarının içerisinde yer almaları hedefleniyor. Genç Liderler Akademisi projesinin bir sonraki adımı ise Budapeşte ve Strazburg’da bulunan Avrupa Konseyi Gençlik Eğitim Merkezleri’nin gençlik çalışmalarının Türkiye ve komşu ülkelerde yaygınlaştırılmasına hizmet etmek. Genç Liderler Akademisi’nde eğitilen gençlerin, aldıkları eğitimi üyesi oldukları gençlik kurumlarının, okulların ve özel sektör kuruluşlarının kalkınması için kullanmaları bekleniyor. 

 

Habitat Bilişim Akademisi faaliyetlerini sürdürüyor

 

Genç Liderler Akademisi’nin bir önceki adımı olan Habitat Bilişim Akademisi projesi çerçevesinde, genç liderlerin yetişmesine yönelik çalışmalar farklı illerimizde sürüyor. İstanbul Valiliği, BM Kalkınma Programı, AB Öncüleri Derneği, Microsoft Türkiye ile ortaklaşa gerçekleştirilen proje çerçevesinde 30 yaş altındaki kamu personeline, sivil toplum kuruluşlarının üye, çalışan, temsilci ve hedef kitlelerine yönelik olarak liderlik, katılım proje döngüsü, proje yönetimi, sunum teknikleri, gençlik hakları, temel bilgisayar, ağ kurma ve İngilizce eğitimleri veriliyor. Benzer bir çalışma kapsamında Habitat için Gençlik Derneği, Rize Valiliği, BM Kalkınma Programı, Microsoft Türkiye’nin ortaklığında kurulan Rize Habitat Bilişim Akademisi ise bilgisayar eğitimlerini Rizelilere ulaştırıyor. Habitat için Gençlik Derneği, Yalova Belediyesi, Yalova Yerel Gündem 21 Genel Sekreterliği, BM Kalkınma Programı ve Microsoft Türkiye ortaklığında kurulan Yalova Habitat Bilişim Akademisi de bu ilimizdeki gençlere bilgisayar okuryazarlığı eğitimleri vermeye devam ediyor.

 

Habitat için Gençlik Derneği Başkanı Sezai Hazır, projenin genç liderler yetiştirilmesi ve yönetim sürecine katılması açısından önemli olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Habitat için Gençlik Derneği kurulduğu günden bu yana gençlerin kapasitelerini geliştirmeye çalışıyor. Gençlerin eğitimi anlamında Habitat Bilişim Akademisi olarak yola çıktığımız projemizi Genç Liderler Akademisi’ne dönüştürmenin heyecanını yaşıyoruz. Genç Liderler Akademisi’yle birlikte hem Türkiye hem de komşu ülkelerdeki gençlere eğitim ve kapasite geliştirme hizmetleri sunmayı hedefliyoruz.”

 

 

Habitat için Gençlik Derneği hakkında:

1997 yılında, dünya sekretaryalığını da üstlendiği “Youth for Habitat Uluslararası İletişim Ağı”nın bir parçası olarak kurulan Habitat için Gençlik Derneği, gençlerin kapasitelerini geliştirmeyi ve onların aktif, katılımcı, çözüm üreten ve uygulayan, girişimci kişiler olabilmeleri için onları ‘yapabilir’ kılmayı hedefleyen bir sivil toplum kuruluşudur. Gençlerin kapasitelerinin geliştirilmesi, gençliğin her alanda karar alma mekanizmalarına katılımının sağlanması, AB’ye giriş sürecinde gençliğin rolünün güçlendirilmesi ve Türkiye’de bütüncül bir gençlik politikasının oluşturulması hedefi ile Habitat için Gençlik Derneği birçok alanda farklı proje ve kampanyalar geliştirmiş ve bu programları Yerel Gündem 21 Ulusal Gençlik Parlamentosu ortaklığında uygulamaktadır. Türkiye’deki yasal düzenlemeler gereği dernek olarak yapılanan kurum, gençleri temsil etme iddiası ile değil, Türkiye’de bütüncül bir gençlik politikasının oluşturulması hedefi ile yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası çalışmalarını sürdürmektedir.

 

 

ÖNEMLİ

TELEFONLAR

 

 ALTINOVA KAYMAKAMLIK

0226 461 20 09

ALTINOVA BELEDİYE

0226 461 29 40

İLÇE JANDARMA

0226 461 21 91

SUBAŞI BELEDİYE

0226 463 22 23

KAYTAZDERE BELD.

0226 462 83 33

TAVŞANLI BELEDİYE

0226 465 60 59

SAĞLIK OCAĞI

0226 461 22 20

YALOVA BELEDİYE

0226 814 10 08

EMNİYET MD.LÜĞÜ

0226 811 30 00

JANDARMA

0226 825 39 08

ASKERLİK ŞUBESİ

0226 814 10 71

NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜ

0226 814 45 69

SİVİL SAVUNMA

0226 814 16 11

CUM. SAVCILIĞI

0226 814 86 11

MÜFTÜLÜK

0226 814 50 43

KÖY. HİZ. İL MÜD.

0226 833 82 62

SPOR İL MÜDÜRLĞ.

0226 814 20 94

TAPU

0226 814 12 07

METEOROLOJİ

0226 814 16 90

SOSYAL HİZMETLER

0226 813 89 99

VERGİ DAİRESİ

0226 814 17 05

MİLLİ EĞİTİM MD.LĞ.

0226 814 10 32

İL SAĞLIK MÜD.LÜĞÜ

0226 814 31 18

TEDAŞ

0226 814 32 50

TELEKOM

444 1 444

STADYUM

0226 814 20 94

YÜKSEK OKUL

0226 811 51 03

KIZILAY

0226 814 79 54

TURİZM MÜDÜRLĞ.

0226 813 85 07

ÇİFTLİKKÖY BELD.

0226 352 62 04

TERMAL BELEDİYE

0226 675 70 09

ÇINARCIK BELD.

0226 245 10 04

ARMUTLU BELD.

0226 531 42 05

ESENKÖY BELD.

0226 243 71 19

 
 
 
Cafer YAYLAN

PUSLU HAVA

Türkiye’nin “gündemi” yine gerçek gündemin dışına çıktı.
Önce başörtüsü…
Sonra askerin Kuzey Irak’tan çekilmesi…
AKP’ yi kapatma davası…
Ve Ergenekon operasyonları..
Oysa ülkenin öncelikli gündemi;
-Çalışan işçi,memur ve emeklileri yani Türk milletinin önemli bir bölümünü yakından ilgilendiren “Sosyal güvenlik yasası”
-    12 milyar dolarlık “Güney Doğu yatırım projesi”
-    TBMM’den tartışılmadan geçen “Vakıflar yasası”
-    Irak’a konulacak “füze rampaları”
-    Türk askerinin Afganistan’a gönderilmesi
-    Nükleer santral ihaleleri
-    Güney Doğu ile ilgili “ siyasal çözüm” talepleri
-    Artan işsizlik
-    İç ve dış borç

Türkiye ekonomik ve siyasi cendere ile boğuşurken bu tür tartışmalarla enerjisini boşa akıttığını görüyoruz.
Ne olurdu?
Akp sözünde dursaydı;
YÖK’ün 17.maddesini de değiştirip “başörtüsü”nü ülkenin gündeminden çıksaydı…
Şimdi daha iyi anlaşılmıştır..!
Başörtüsü “gerilimi” hem AKP ye hem CHP’ye hem de “gerilimden” beslenenlere yaramaktadır.
Askerin Kuzey Irak’tan erken çekilmesi ;
Operasyonun dağlıca baskınının hemen ardından sıcağı sıcağına olmaması, başbakanın ABD’ye gidip Bush’la konuşayım ondan sonra demesi, Türk milletinin moralini bozmuştur.
Tezkerenin geç çıkması, operasyonun geç ve soğuk havada başlayarak erken çekilinmesi,
Amerika’nın yeter çekilin şeklindeki açıklamaları, başka bir tartışma beraberinde başlatmıştır.
Tartışma :
ABD istediği için mi erken çekildik şeklinde olmuştur..
Aslında cevap basittir:
Kuzey Irak’a girerken “izin” almadıysanız..
Çıkarken de almamışınızdır….
“Gömleğini çıkaran” bir başbakandan sonra..
“Üniformasını çıkaran” biri olmaya da gerek yok..!
AKP’nin kapatılması ;
Bu partiye dava açılacaksa “laiklikten” ziyade…Başka hususlar da dava açılmalı idi.
Mesela eski başbakanlardan Mesut Yılmaz “banka ihalesine” fesat karıştırmaktan “yüce divana” gittiği düşünülürse ;
-    Galata Porttun ihalesiz Ofer’e verilmesi .
-    Levent’teki arsaların Arap Şeyhine ihalesiz verilmesi..
-    Suriye sınırındaki mayınlı bölgenin İsrail’lilere ihalesiz verilmesi..
-    Tüpraş , Telekom, erdemir ve bankalarımızın özelleştirme adı altında peşkeş çekilmeleri..
-    Başbakanın benim bile içime sinmedi dediği “ petrol yasası”..
-    Su havzalarımızın uluslar arası Konsosyum’a devri..
-    Toprak satışları…

Gibi bir çok husustan dava açılması daha uygun idi.
Laiklik odaklı “dava” bu insanların yelkenlerine rüzgar olmaktır..
22 Temmuz seçimlerinde anlaşılmıştır ki ;
Türban eşittir İslam
karşıtı laiklik
maalesef bu sakat anlayış her iki taraf içinde tutmuştur…
Türban köşke çıkıyor problem yok…!
Başbakanlığa çıkıyor problem yok..
Bakanlıklara çıkıyor problem yok..
Laiklik anlayışı üniversite kapısında ki 19-20 yaşındaki kızlara gelince depreşiyor..
Ayıp ! Hem de çok ayıp !.
.Bu ayıp;
Eşlerini yüksek “rakımlı” yerlere çıkararak,
Çocuklarını yurt dışında okutarak çözen AKP’lilere
Ve buna “direnenlere” yeter ve artar..!
Ergenekon operasyonu;
Ortalıkta geçen “isimlere” bakınca hangi sivri akıllı “operasyona” bu ismi koymuş diyesi geliyor insanın..
Bu operasyonun dikkat çekici yönü “solcusundan” , “sağcısına” , “İslamcısına”, “mafyasından”, “emekli askerlerine” ve “gazetecilere” kadar herkesin olması…
MHP nin olmaması..!
Oysa bu tür veya her türlü pis işlerin altından büyüteçle MHP aranırdı,yoksa bile bir şekilde konurdu..
Allah’ın sopası yok ki kafalarına vursun..
Birbirlerine düştüler..
Burada izlenen strateji itibariyle MHP genel başkanı Dr. Devlet Bahçeli’ ye hakkını teslim etmek lazım..
Puslu havada durumdan vazife çıkartmak isteyenler kadar,
“Kurdunda” bu havada ne yapacağını merak eden var mı.?

Bu yazımı yazmaya başladığım anda Çiftlikköy’ün nereden nereye geldiği gözümün önünden bir sinema şeridi gibi geçti. İlçemin bugünkü duruma gelmesinde emeği geçen tüm büyüklerime teşekkür ediyorum.

Bursa, İzmit, Sakarya ve diğerleri, göç alan büyük sanayi şehirlerimizin durumu içler acısı. Bu güzel tarım alanlarına sahip şehirlerimizin nüfus patlamasının ve yaşanamaz hale gelmesinin ana nedeni plan, proje ve alt yapı olmaksızın kırsal kesimlerden alınan kontrolsüz göç oldu.

1950’lerde başlayan bu süreç son 30 yılda hızlandı, nüfus katlandı, şehirler şehirlikten çıktı. Çirkin ve illegal binalar ormanları, şehirlerimizi hızla yayılan amansız hastalık gibi sardı. Ulaşım kitlendi, hava ve gürültü kirliliği egemen oldu. Yağmurda şehir ortalarında boğulanlar oldu. Sanayi şehirlerine kırdan göçün baş nedeni ise ABD’nin Marshall yardımı oldu. 2. Dünya Savaşı ile şişen üretimi içerde yavaşlatamayınca, bizim gibi gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelere ihraç etti.

Bu programla ülkemize giren teknolojiler o zaman ülkemizi yönetenler tarafından desteklenerek bu güzel tarım arazilerimizi sanayi alanlarına dönüştürdüler. Bu programla ülkemize gelen teknoloji 5 kişiden 4’nü işsiz bıraktı. Yine bu yardımla gelen iş makineleri yol yapımına imkân verdi. Şehirlerle kırsal alan arasındaki ulaşım kolaylaştırıldı, göç için artık uygun ortam oluşmuştu. Bu şehirlerin cazipliği de dayanılmazdı. Bu göç edenler nerede barınacaktı? Tabii ki hazine, vakıf, özel mülkiyet üzerine yapılacak olan gecekondularda barınacaktı ve bu barınmaya yerel ve merkezi otorite izin verdi. Bu yapılaşmadan bu garip ülkedeki herkes memnundu. Bu gecekondu işçileri yol giderlerini sıfırlıyor, ucuz işgücü temin ediyordu. Siyasiler göz yumarak oy topluyor, hükümet konut açığını karşılıyordu.

Netice olarak başta ABD olmak üzere herkes memnundu. Hâlbuki bu sanayi yatırımları doğuya (şu anda GAP’ta dağları ova yapmaya çalıştığımız yerlere) yapsa idik bu güzelim tarım arazilerinde bugün tarım yapar hem dünyayı doyurur hem de elimizde çok büyük koz olacağı için AB kapılarında beklemezdik.

Tabii ki bu arada doğuda sanayi bölgeleri oluşacağı için işsizlik olmazken buna bağlı olarak da terör olmayacağı için teröre harcadığımız parayı eğitime, sağlığa harcar bugün bu alanlarda çektiğimiz sıkıntıları çekmezdik. Tüm bu yapılan yanlışlardan sonra biz Yalovalılar şanslı sayılırız çünkü 1/25000 ölçekli çevre düzeni planımız daha yeni uygulamaya geçiyor.

İnşallah şimdiye kadar yapılan yanlışlar yapılmamıştır da 20, 30 yıl sonra aynı eleştirileri Yalova için yapmayız.

Çiftlikköy‘ün bu güzel web sayfası girişimini candan kutluyor ve her konuda olduğu gibi bu konuda da Yalova ya en iyi hizmeti yapacağı ümidi ile başarılar diliyorum.

Savaş DİNÇER  

BİR GARİP ÜLKE

 
 

Sandıkların Efendisi Halk,

Yalova Belediye Başkan Adayı olarak kimi meydanlarda görmek istiyor?

Yaptığımız araştırmada gördük ki, Yalova’nın büyük bir çoğunluğu onu yeniden aktif siyasette görmek istiyor.  “Onunla kazanan Yalova olur”

Uzattığımız mikrofona aldığımız kısa ve net yanıtlardan bazı örnekler:

“Halkın gözünde ve gönlünde varolan bir isim”, “İş bitirici, tuttuğunu koparan bir siyasetçi”, “Türkiye’de tanınan bilinen ve Ankara’da idari yapıda, siyasi ve kamu kadrolarında yakın arkadaşları, dostları hatta görev verdiği çalışma arkadaşları ve en önemlisi bir ağırlığı var. Bunun Yalovamız’a dönüşümü hesap edilemez artıları olur”, “Ulusal Basınla ilişkisi gazete ve Televizyonlarda ki dostlukları çok yakın, Yalova’nın ihtiyacı olan reklamı en iyi şekilde o yapar”

 

Tavşanlı Belediyesi haberleri  

Tavşanlı hızla büyüyor, gelişiyor