Marmara Denizi’nin Altı Kaynıyor”
Marmara Belediyeler Birliği’nde ‘Deprem ve Deprem Sonrası’ konulu bir panel düzenlendi. Panelde konuşma yapan deprem profesörü Naci Görür, “Deprem konusunun tartışılacağı yerler TV ekranları değil, bilim platformlarıdır. Marmara Denizi’nin altı fokur fokur kaynıyor. Tekirdağ çukurundan Silivri açıklarına kadar, izlenmesi gereken gaz ve su çıkışları var” dedi.
Belediyelere yönelik eğitim ve bilgilendirme çalışmalarına devam eden Marmara Belediyeler Birliği’nde ‘Deprem ve Deprem Sonrası’ konusunun işlendiği bir panel düzenlendi. Marmara Belediyeler Birliği Çevre Yönetim Merkezi Direktörü Aynur Acar’ın açılış konuşmasıyla başlayan etkinliğe İTÜ adına katılan Prof. Dr. Naci Görür, ESONET Marmara Denizaltı Gözlem Laboratuarı’nda yapılan çalışmalar hakkında bilgi verirken, Ahmet Mete Işıkara’nın kurucusu olduğu AHDER (Afet Hazırlık Derneği) Başkanı Ersin Satı ise deprem öncesi yapılması gereken hazırlık ve tatbikat çalışmalarını anlattı. Panelde, AKUT’u temsilen konuşma yapan Başkan Yardımcısı Zeynep Fulya Kaya, deprem sonrası kurtarma çalışmalarında yapılması gereken doğrular ve yanlışlar ile AVM ve gökdelenlerde kurtarma çalışmaları için nasıl örgütlenilmesi gerektiğini anlatırken, Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü’nden Seyhun Püskülcü ise Kandilli Rasathanesi’nin teknolojik çalışmaları ve mevcut durumu hakkında bilgi verdi.
NACİ GÖRÜR: MARMARA’NIN 1239 METRE ALTINA İNDİK
Marmara Denizi’nde yaptığı araştırmalar hakkında bilgi vererek konuşmasına başlayan Prof. Dr. Naci Görür, “Marmara her zaman dünyanın en riskli bölgelerinden biri olmuştur. İstanbul 1999 depreminden sonra çok riskli hale gelmesine rağmen, Marmara’nın altında sadece İTÜ olarak biz araştırma yapıyoruz. Deniz altında fayın röntgenini çektik. Marmara’nın 1239 metre altına indik. Yetkililer tarafından izlenmesi gereken gaz ve su çıkışları gördük. Marmara’nın altı fokur fokur kaynıyor. Özellikle Tekirdağ çukurundan Silivri açıklarına kadar olan kısımda ciddi gaz çıkışları var. Gaz ve su çıkışı olan yerlerde derhal istasyonlar kurulup, sürekli izleme yapılmalı. Deprem bir anda gelmez. Uzun bir süreçle gelir ve bu süreç doğru takip edilirse, büyük yıkımların ve acıların önüne geçilebilir” diye konuştu.
“TV YÖNETİCİLERİNE VE SÖZDE UZMANLARA KIZIYORUM”
Deprem Profesörü Naci Görür, deprem konusunun tartışılacağı yerlerin bilim platformları olduğunu hatırlatırken, “Biz bilim adamıyız ve araştırma yapıyoruz. Daha araştırmalarımızı bile incelemeyen bazı insanlar, bizim araştırmalarımıza karşı açıklama yapıyorlar. Medya da bu insanlara yer veriyor. Biz bilimsel araştırmalar yaparken, yalnızca adlarının medyada gözükmesi için uğraşan sözde uzmanlara ve televizyon yöneticilerine kızıyorum. Deprem konusun tartışma yerleri TV ekranları değil, bilim platformlarıdır. Bilim platformlarına gelmeyen bazı arkadaşlarımız, medya üzerinden spekülasyon çıkarıyorlar. Medyaya da, halka da uyarıda bulunuyorum; bu insanlara aldanmayın” dedi.